PROJENİN ADI :

Edirne’den Ardahan’a Birlik ve Kardeşlik Kervanı Projesi

PROJENİN KONUSU :

Projemizin Gerekçesinde ortaya konulan sorunlar çerçevesinde toplumun farklı kesimlerini temsil eden STK' lar arasında, iletişim ve işbirliği kapasitesini artırmak, etnik, siyasi ve kültürel farklılıkları birer ayrışma unsuru değil, bilişme ve kaynaşma unsuru haline dönüştürerek farklı kesimleri birbirine açmak suretiyle toplumsal huzur ve barışa, birlikte yaşama ve dayanışma kültürüne dayalı bir şehir kültürü oluşturulmasına katkıda bulunmaktı

PROJENİN GENEL AMACI :

Antalya Kars, Iğdır, Ardahan Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından 8 ay süresince Antalya'da faaliyet gösteren farklı kesimlere ait STK' lar arasında, iletişim ve işbirliği kapasitesini artırmak, etnik, siyasi ve kültürel farklılıkları birer ayrışma unsuru değil, bilişme ve kaynaşma unsuru haline dönüştürerek farklı kesimleri birbirine açmak suretiyle toplumsal huzur ve barışa, birlikte yaşama ve dayanışma kültürüne dayalı bir şehir kültürü oluşturulmasına katkıda bulunmaktır..

PROJENİN ÖZEL AMACI :

Antalya'da faaliyet gösteren farklı kesimlere ait  25 STK' yı  halen resmi olarak faaliyet göstermekte olan Antalya Birlik ve Kardeşlik Platformu (AntBirKaP) çatısı altında bir araya getirerek , bu STK' lar arasında, iletişim ve işbirliği kapasitesini artırmak, etnik, siyasi ve kültürel farklılıkları birer ayrışma unsuru değil, bilişme ve kaynaşma unsuru haline dönüştürerek farklı kesimleri birbirine açmak suretiyle toplumsal huzur ve barışa, birlikte yaşama ve dayanışma kültürüne dayalı bir şehir kültürü oluşturulmasına katkıda bulunmaktır.

MEVCUT DURUM, PROJENİN GEREKÇESİ VE HEDEF KİTLESİ:

STK’ların oluşumunun temel nedenlerinden biri toplumsal sorunlara duyarlılıktır. Bugün STK’lar, toplumun kılcal damarlarını oluşturan en güçlü dinamikler arasında yer almaktadırlar. Bir toplumun ekonomik, siyasi ve sosyal olarak gelişmesi, o toplumu oluşturan fertlerin kendi sorunlarını çözmeye yönelik faaliyetlere gönüllü olarak katılma seviyeleri ile yakından ilgilidir. STK’ ların Toplumsal sorunlara duyarlı olmaları kadar, aynı duyarlılığı taşıyan farklı STK’ lar ile iletişim ve işbirliği kapasitelerini artırmaları da toplumsal sorunların çözümüne katkı bakımından son derece önemli bir husustur. Fakat yapılan araştırma bulguları göstermektedir ki, STK’ların birbirleri ile olan iletişim ve işbirliği kapasiteleri endişe verecek kadar sınırlı düzeydedir.Resmi kayıtlara göre Antalya genelinde faaliyet gösteren STK sayısı 2810’ dir. Buna karşılık farklı kesimler adına faaliyet gösteren SKT’ lar tarafından kurulmuş sadece bir resmi platform mevcuttur.

Bu veriler farklı STK’ ların iletişim ve işbirliği kapasitelerinin oldukça düşük seviyede olduğunu göstermektedir.Antalya’daki STK’ lar arasında iletişim ve işbirliği kapasitesinin düşük olmasının birçok nedeni olmakla birlikte, ana sorun olarak ele alındığında sorunun iki temel alt nedene dayandığı görülmektedir.

Etnik ve mezhebi kimliklerin birbirlerine karşı kapılarının kapalı olması,

Şehir kültürünün yetersiz seviyede olması, Bu iki temel neden tek tek analiz edildiğinde ise şu sonuçlar elde edilmektedir.

Etnik ve mezhebi kimliklerin birbirlerine karşı kapılarının kapalı olması:

Devletin yakın geçmişte 70’li, yılların başından 2000’li yılların başına kadar kabul ettiği ve uyguladığı güvenlik odaklı sosyolojik yaklaşımın bir sonucu olarak toplumu bir arada tutan etnik, dini ve kültürel dinamikler neredeyse birer tehdit unsuru olarak algılanmakta idi. Bu tehdit algısı, toplum içindeki farklılıkları birbirine kapatarak, hatta çatıştırarak kontrol etme anlayışına dayalı bir strateji doğurdu. 1980 ve 1990’lı yıllar bu görüşü doğrular mahiyette yaşanmış acı tecrübelerle doludur. Söz konusu süreçte ortaya konan yanlış politikaların sonucunda ;Bir kısım STK’ lar arasında Farklılıkları tehdit olarak algılayan, önyargı ve güvensizlik temelli etnik, siyasi ve kültürel sınırlar oluşmuş; Her kesim kendi sorunları dışında diğer kesimlerin sorunlarına duyarsız hale gelmiş ve salt kendi sorunlarıyla ajite olmuş; Bir kısım STK’lar arasında etnisite , mezhep ve lider taassubu oluşmuş; Birlikteliği sağlayacak sosyokültürel dinamikler birer ayrışma vesilesine dönüşerek işbirliğini engelleyici bir yaşam tarzına dönüşmüştür.

Şehirlilik (Kentlilik) Kültürünün yetersiz seviyede olması;

Antalya, sahip olduğu coğrafi koşullar ve ekonomik imkanlar nedeniyle sürekli göç alan bir şehirdir.1975-2000 yılları arasındaki 25 yıllık süreçte Antalya’nın net göç miktarı 215.675 rakamlarına ulaşmıştır. 1990-2000 döneminde Türkiye nüfusunun nüfus artış hızı binde 20 iken, Antalya nüfusunun artışı binde 41.8 ile Türkiye’deki iller sıralamasında birinci olmuştur. Bu da ilimizin zaman içerisinde ne kadar yüksek oranda göç aldığını göstermektedir.Göç olgusuna genel olarak bakıldığında, karşılıklı güven ve dayanışma temelli ve Sosyolojik olarak homojen, bir toplumsal yapıdan heterojen ve bireysel temelli yeni bir yapıya göç etmek durumunda kalan bireyler bu yapı içerisinde farklı ve yeni bir toplumsal örgütlenme biçimiyle karşı karşıya kalırlar. Bu yeni yapı içerisinde ayakta kalabilmek ve geldikleri yerden daha iyi bir hayata kavuşabilmek için en yakınındakilerle dayanışmak zorundadırlar. Çünkü bu yeni ortama hemen ayak uydurmak ve şehrin örgütsel yapısına uygun olarak bir anda değişmek mümkün değildir. Bu bireyler doğal olarak geldiği yerin kültürel ve örgütsel yapısını şehirde yaşamak isterler. Şehir kültürü karşısında kendilerini risk altında görür ve değişime direnirler. Doğal olarak bu durum kendi hemşehrileri ile lokal bir dayanışma ihtiyacı doğurur ve kurdukları sosyal dayanışma temelli dernekler vasıtasıyla bu ihtiyacı giderirler. Aynı zamanda kırsal örgütlenmelerini şehir yaşamı içinde bu dernekler vasıtasıyla sürdürmeye çalışırlar.Bu durum şehrin kendine özgü kültürel ve örgütsel yapısından kopuk, kendi içine kapalı ve kendini farklı kesimler arasında ifade edebilme öz güveni yeterli seviyede olmayan, birbirinden kopuk bir toplumsal yapı oluşturmaktadır. Bu yapı içerisinde işbirliğinden bahsetmek mümkün değildir.Bu temel soruna katkı sağlayacak çözümler oluşturulmadığı takdirde, farklı kesimler arasında iletişim ve işbirliğini önleyici, toplumsal barış ve bütünlüğü tehdit edici ve her an provoke edilebilir sosyal riskler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle, farklı kesimleri temsil eden STK’ lar arasında iletişim ve işbirliğini artıracak, faaliyetler planlanmalı ve acilen hayata geçirilmelidir. Anadolu kültür ve medeniyeti, farklı kesimleri bir arada tutan, farklılıkları ayrışmanın değil, kaynaşmanın, bilişmenin dinamiği olarak kabul eden değerlere sahiptir. Toplumumuz, birlikte yaşama iradesini, bu değerlerden aldığı güçle ortaya koyabilecek potansiyele sahiptir.

Bu gerekçe çerçevesinde; Etnik, siyasi ve kültürel farklılıkları birer ayrışma unsuru değil, bilişme ve kaynaşma unsuru haline dönüştürerek farklı kesimleri birbirine açacak, Birlikte yaşama ve dayanışma kültürüne dayalı bir şehir kültürü oluşturacak, Sosyal birlikteliklere ve öncelikleri planlanmış projelere acilen ihtiyaç vardır..

PROJENİN HEDEFLERİ :

Antalya Kars, Iğdır, Ardahan ve Havalisi Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından 8 ay süresince Antalya'da faaliyet gösteren en az 25 STK' yı  resmi olarak faaliyet göstermekte olan Antalya Birlik ve Kardeşlik Platformu çatısı altında bir araya getirmek,

Bu STK' lar arasında, iletişim ve işbirliği kapasitesini artırmak,

Farklı kesimleri birbirine açmak suretiyle toplumsal huzur ve barışa, birlikte yaşama ve dayanışma kültürüne dayalı bir şehir kültürü oluşturmaktır.

PROJE PAYDAŞLARI :

  • KARS ARDAHAN IĞDIR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ (Koordinatör)

  • Antalya Valiliği İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü ( İşbirliği )

  • ANTALYA KONYALILAR DERNEĞİ ( işbirliği)

  • POSOF BELEDİYE BAŞKANLIĞI (İşbirliği)